TEVHİDÎ TEDRİSAT

Efendim edebiyatta bir terim var: sehl-i mümtenî. Kolay görünmekle birlikte benzerinin söylenmesi çok zor olan söz, mısra, beyit demek. “Ne var bunda canım böyle şiiri ben de söyler, yazarım” dedirtecek kadar kolay görünmekle birlikte “haydi yaz bakalım” denildiğinde yazılamayan şiir yani…

Mevlana’nın Mesvnevi’sini dinleyen Yunus Emre’ye:

– Nasıl buldun Mesneviyi?” demişler.
– Ete kemiğe büründüm / Yunus diye göründüm.” demiş.

Aynı şeyleri söylüyoruz sadece etimiz, kemiğimiz farklı ruhlarımız aynı demek istemiş yani…

Ne kadar kolay söylenmiş bir şiir değil mi?

“Ete kemiğe büründüm
Yûnus diye göründüm.”

Haydi yazalım desek böyle hatırlanacak güzellikte bir şiir yazamayız.

Mehmet Şevket EYGİ Bey şiir değil ama nesir olarak bugüne kadar söylemek istediğim bir cümleyi sehl-i mümteni tarzda kuruvermiş yazılarından birinde…

“Bu memleketin Tevhid-i Tedrisata değil Tevhidî Tedrisata ihtiyacı vardır.” Mehmet Şevket EYGİ

Teşhis mükemmel.

Tedavi?

Yok.

Şimdilik…

Mustafa KAYIHAN
07.08.2017
ANKARA

Write a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla