İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Adakale’ye Veda

Gözleri son bir kez baktı Ada’ya
Gözyaşı süzülüp aktı Tuna’ya
Ve Tuna çoğaldı bir damla daha
Minare avcunu açtı Allah’a
Boğuldu haneler, boğuldu Ada,
Ona ağır geldi bu son elveda
Gezdiği sokaklar doldukça doldu
Ada değil sanki tarih boğuldu
Söküldü duvarlar ve gül fidanları
İncirler morardı, yüzdü tütünler
Sular kapatınca en son dalları
Bacalar üstüne kondu bülbüller
Tuna bir kıpkızıl renge büründü
En son minareden alem göründü
Anılar Tuna’nın suyuyla aktı
Yaşlı gözleriyle Tuna’ya baktı
Yıllarca bereket getiren Tuna
Kızılca kıyamet getirdi ona
Kayıklar yanaştı son kez kıyıya
Adalı dönerek daldılar suya
Ağıtlar karıştı Allaha, Hû’ya
İsyanlar, faryatlar “olur mu bu ya”
Bağırdı adalı Miskin Dedeye
Başladı her biri dua etmeye
Sustu Eren Dede, Tezveren Dede
Bekledi Adalı ki himmet ede
Gün boyu ağladılar bulutlar
Tuna yükseldikçe söndü umutlar
Şimdi Adalılar gurbet ellerde
Bir türkü dolaştırır dillerde:
“Sözlerim çoktur irfâne,
Benzerim bahr-i ummâne
Adakalesi medhin
Takrir edeyim yarâne”.

Mustafa Kayıhan
2013 / Bükreş