İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ömer öldürmüştür!

Hangi Şark-İslam klasiğinde okuduğumu hatırlamıyorum ama hatırladığım kadarı ile hikaye şöyleydi:

Bağdat’ta bir adamın komşusu eşeklerinin adlarını (hâşâ) Ömer, Osman ve Ebubekir koymuş.

Her gün bağıra çağıra onlara sesleniyor ve bundan bir haz alıyormuş.

Evin küçük oğlu dayanamayıp:
– Babacığım her biri bir sahabe olan bu kişilerin adlarını eşeğe koymasına nasıl izin verirsin! Bir şeyler yapmayacak mısın? demiş.

Adam:

– Evlat sen endişelenme Ömer onun cezasını verir, demiş.
Çocuk bunu anlayamamış ve gel zaman git zaman adamın öldüğünü duyunca koşarak babasına haber vermiş. Adam ahırda eşek tepmesi sonucunda ölmüş.

Baba mütebessim bir şekilde demiş ki:

– Evlat git bak! Onu Ömer dediği eşek öldürmüştür.

Çocuk gidip baktığında hayretle ve ibretle görmüş ki adam kendisinin Ömer diye adlandırdığı eşeğin tepmesi sonucu ölmüş.
Temeli yüz yıllar önce atılan bu tassubun ne yazık ki devam ettiğini Irak savaşı sonrasında tekrar gördük. İsmi yüzünden öldürülenlerin haberlerini ibretle okuduk.
İsimlerin kişilere sirayeti vardır. Yusuflar genelde cemil, selim. Ömerler ve Aliler biraz şedid olurlar.

O Hazret-i Ömer Efendimiz ki şeytan aleyhil lane onun yürüdüğü caddede yolunu değiştirirmiş.

O Ömer Faruk-ı Âdil!

O zalime şiddetli, mazluma karşı kelebek kanadı kadar nazik…

Ömer, Osman, Ali, Ebubekir, Şaban, Ramazan, Gaffar, Cabbar, Hikmet, Cafer…

Yıllarca TV’lerde gözümüzün önünde üfürükçü imam, kapıcı rolünde, inek rolünde katledildiler.

Ama Allah’ın adaleti var. Bir Ömerle hepsini diriltiverir.

Tabi bu şu demek değil elbet: Her şeyi Ömer yapsın!
Müslüman durağan değil aktif bir fiiliyat içerisinde olmalıdır.

Vurarak, kırarak, yakarak, yıkarak değil…

Severek, kırılanı tamir ederek, yangını söndürerek, yıkılanı imar ve ihya ederek eylemde bulunmalıdır.
Değilse iyi ile kötü arasında ne fark kalır ki?
Vesselam.
02.08.2013
MK