İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

EN BÜYÜK BAŞKAN”IN YARDIM EDECEĞİNE İNANIYOR MUYUZ?

“Nâmımı defter-i uşşâkından ihrac etme
Kendi muhtacını muhtacına muhtac etme.”

( = Adımı âşıklarını listelediğin defterden silme;
Sana muhtaç olan şu kulunu yine sana muhtaç olan başka bir kuluna muhtaç etme.)

Fatiha Sûresinde okuduğumuz “İyyâkena’budu ve iyyakenestaîn” (=Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz.) ayetinin Türkçesi.
***
Hz. Cebrâil a.s. en zor durumda kaldığı üç yerden bahsediyor.

Birisi Hz. Resûl-i Ekrem ve Nebîyi Muhterem Efendimiz sallalhu aleyhi ve sellemin mübrek dişleri kırıldığında Uhud Dağı’nda Hak Teâlâ celle celelühü

“Yetiş ey Cebrail eğer Resulümün kanı yere düşerse and olsun ki yerde ve gökte bir tek canlı bırakmam!” dediği an.

İkincisi Hz. İbrahim Halillullah a.s.’ın ateşe atılma anında Hz. Cebrail:

Hemen sür’atle indim yeryüzüne ve İbrahim’e sordum:

– Var mıdır Rabbinden istediğin bir şey?

İbrahim a.s. cevapladı:

– Çekil çekil! Rabbim’den geldiyse başım üstüne.

Bunun üzerine Yaradan emretti. “Ateşe serin ol, yere yumuşak ol” dedi.

Aracıyı reddedince emir doğrudan Hak’tan geliyor yani. “Kün feyekün”

Üçüncüyü yazmıyorum. Google Çelebi elinizin altında…

***
Ne demişti şair: “Kendi muhtacını muhtacına muhtac etme.”

Hep bir torpil, bir aracı, bir tanıdık, bir ahbap kaygısı var içimizde. Bin yıl önce de varmış bin yıl sonra da olacak gibi duruyor.

Kutadgu Bilig’de Hâcib ne diyor:

“Kişige kerek tegme yirde biliş / Biliş birle itlür kamug türlüg iş.”
( = Kişiye gerektir her yerde tanış, Tanıdıkla görülür her türlü iş.)

1069’da yazmış rahmetli bunları… Bugünkü durum “güneş altında hiçbir şey değişmemiş” dedirtiyor insana.

Şuna gerçekten bir iman etmiş olsak “ve iyyâkenestaîn” (=yalnız ve yalnız senden yardım dileriz.)

“yâ eyyühel müminü eminû…” (=Ey müminler iman edin…) Nisâ Suresi 136. ayetini şimdi daha iyi anlıyorum.

Bir sıkıntı olmasa Allah cc. zikreder mi Yüce Kitabında.

Vesselam.

18.09.2016