İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kadın




O, bir tutam renssiz çamurdur;

Ona şekli, rengi veren hep o el.

Zevkiniz de aynı elle yuğrulur;

Süsler salonları bu sahte güzel.

Bir nassı katiğdır onun her emri;

Siz muti’ ve münkat, aciz bir bende. .

Taksa arkanıza hatta semeri,

Yine edersiniz önünde secde.

Neden sızdınız ya? Yalan mı sözüm?

Siz denil misiniz onun emriyle

Giyinip kuşanan, a iki gözüm. .

Sizi oynatan o değil mi böyle?

Bir gün emreder, der: zaif olunuz;

Yemekten, içmekten vazgeçersiniz.

Kâdîde döner güzel vücudunuz;

Artış ışık vermez bir fenersiniz.

Yarın aksini emrederse, yer. . yer. .

Hemen şişersiniz. ıska boynunuz

İğrenç etlerle olur katmer katmer;

Şimdi de ter kokan bir tombulsunuz.

Her teli bir kalbe aşiyan ören

Altın renkli o ipek saçlara, siz,

Eliniz, kalbiniz hiç titremeden

Nasıl da kıydınız, söyler misiniz?

His ve zevkinizin yok istiklâli;

O, nasıl isterse öyle emreder.

Onun bir emriyle, kukla misali,

Giyinir, kuşanır hanımefendiler.

Demek ki hepiniz bir kuklasınız;

Sakın yine bana sinirlenmeyin.

Zaten bu söze siz aşınasınız;

Bu iltifatıdır size beylerin.

Sizin hüsnünüzü ilâ için biz:

“Kukla gibi güzel. ir kukla gibi”

Sözünü soyleriz ve hiç biriniz

Buna kızmazsınız; öyle değil mi?

Peki, yalnız kukla dediğim zaman

Kızmak neden? Çünkü doğrusu budur.

Hakikat acıdır derlerse inan;

Doğru söyleyen bin köyden kovulur.

Evet siz, pek basit bir kuklasınız;

Paslı cilanızdır sahte bir gurur.

Beyaz mı, siyah mı, nedir aslınız

Hem esirsiniz hem şah gibi mağrur.

Aslında kadın, hakikatte kukla,

Hakim ve esir. . u garip mahluk, siz. . .

O, hiç doymayan despot bir dev: Moda. .

Biz de, onu besleyen inekleriz.