İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

O Bir Tubadır




Geçip ser-i kâra hazreti İsmet

Tedvir-i umura oldu şitaban

Şahlandı gururla ulu bir millet,

Şimal, cenup, şark ü garbe nigehban.


Ata’nın kudreti zatında mevcut,

Sanki eş yaratmış Hâlik’ül-vücut,

Durmadan terakki, durmadan suut,

Bağrımdan doğdu bu millî kahraman.

Oturmadan daha sadrı ikbale,

El uzattı zatı zülcelale.

Kuvveti erince böyle kemale,

Yedi ilk darbeyi Şükri-i[1] zeman.

Yıkıldı birden on yıllık saltanat,

Yemişdi on yılda bin herze bin halt.

Bir darbeyle, dimdik duran bu pulat

Kaya[2], oldu şimdi hâk ile yeksan.


Onu takıp etti bir ferdi şatır,

Her, yerde hazır ve meriyyülhatır.

Onun da boynuna indirip satır

O gafçıyı[3] etti İsmet’im kurban.

Şekerle birleşip bir zat-ı Şakir[4]

Tutmuştu kazancı edip kese bir.

Bir püfle tahtından düştü bu vezir,

Ne taht kaldı elde ne baht-ı zişan.


Sarayı irfanda bir zatı Saffet[5]

Saltanat sürerdi meclubu işret.

İndi başına bir sille-i İsmet

O zat da devrildi kurtuldu irfan.

Alnı ak, sözü pek. bir ferd-i Âli[6]

Sadrı muarefe etti, teali,

Tuttuğunu ya Rab et müteali,

Ömrünü tavil et, işini asan.

İktisatta oldu varis-i Şakir

Sözü özü doğru bir Hüsnü[7] bakir,

Kara, denizde bir zümre-i çakır

Bu tevcihten oldu pek fazla şadan.

Dahili işleri yüklenmiş Refik[8]

Ettiler kendine Vehbi’yi[9] terfik,

Dilerim Cenabı Hüdadan tevfik,

Mevlam ona versin kudret ü derman.

Kürsii milletten bir zatı vala

Makamı adliye etti irtika.

Dilerim ki bulsun o yerde baka

Açılsın yeni bir devrei mizan.

Kurmak isterken bir saltanat Alp[10]

Bu işin de sonu çıktı bu gün kalp

Tam olurken altın bir baltaya sap

Yuvarlandı oldu mekanıı külhan.

Bir yıldız söndüyse parladı biri,

Öyle bir yıldız ki yok hiç benzeri,

Bu Tınaz tepenin kahraman eri

Ordular mahveden şaanlı bir kumandan.

Ufuklarda sükun var derken birden

Açtı gökte siyah bulutlar yelken

Celalim tutuyor rüzgara yelken

Ona vız gelir bu sağanak, tufan.

İffet ü namustan mamul salı var,

Atlattı o daha müthiş fırtınalar,

Hiç şaşmaz yolundan hedefe koşar,

Vatan için nefsini eder kurban.

Kalbi fikri Vatan hissiyle dolu,

Ata çizdi ona gidecek yolu,

Yıkılmaz imanı, bükülmez kolu,

Rejime sadık er oğlu er insan.

Korkulmaz Ata’nın yiğit erinden,

Memleket için vazgeçerken serinden,

Sökülür mü, Mir’at, bu kök yerinden,

O bir Tubadır ki toprağı Vatan.

  1. Şükrü Kaya-İçşileri Bakanı. [d. 1882-ö. 1959]

  2. Şükrü Kaya [d. 1982-ö. 1959]

  3. Tevfik Rüştü Aras [d. 1882-ö. 1972]

  4. Şakir Kesebir [d. 1889-ö. 1956]

  5. Saffet Arıkan [d. 1888-ö. 1946]

  6. Hasan Âli Yücel [d. 1887-ö. 1961]

  7. Hüsnü Çakır [d. 1882-ö. 1963]

  8. Refik Saydam [d. 1881-ö. 1942]

  9. Müsteşar Vehbi Bey [d. ?-ö. ?]

  10. Kâzım ALP [d. ?-ö. ?]