İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yolumun Sonu

Senelerce süren çetin yollardan,

Dikenli dağlardan aşdım, yürüdüm;

Yılmadım, korkmadım, durmadım bir an,

Kaç bahar olmuştu, bilmem, gördüğüm.

Tırmandığım yolun müntehasına

Varabilmek, buydu bütün emelim;

Yolumda dikilen her set, mania

Yıldırmadı beni, hep ilerledim.

Bazen çağlayanlar gibi, pek coşkun,

Ne var ne yok yıktım, çiğnetim, geçaim.

Bazan fırtınalar şahı bir tayfun

Kuvvetiyle coştum, dağlar çevirdim.

Geçilmez yolları tırnaklarımla

Kazıdım ve geçtim; yıllarca süren

Çetin ve çileli bu yolculukta

Yürüdüm durmadan, hiç dinlenmeden.

Önümde dikilen yalçın kayalar

Kapardı yolumu, geçit vermezdi;

Eflake ser çeken dağlardan aşar,

Ve yine dönmezdim, dönmedim geri.

Sayısız yılların omuzlarımda

Yığılan yükünü taşıdım sessiz;

Gözlerim ilerde, kalbimde ferda,

Nevmit olmadım hiç, koştum nefessiz.

Tayfunlar boğuşur, gök yüzü yanar,

Yıldırnlar bin bir afet örerken,

Tufanlar boşalır, dünyayı boğar,

İfritler, ölümler hüküm sürerken,

Kalbimde imanım, önümde nurun

Yine sana doğru durnadım, koştum.

Senelerce süren, çetin ve uzun

Yolun, hiç dönmeyen bir yolcusuydum.

Bu yol, ask yoluydu; Nur, senin aşkın. .

Müntehası, vuslat; pervsnesi, ben.

Yıllardır kalbimde yaşayan kadın,

Yolumun sonunu göster artık sen.