İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ölüm


Ölüm, gamı ömrün son bulmasıdır,

Ölümle tükenir dünya azabı;

Ölüm, ıztırabı müntehasıdır,

Ölümle açılır saadet babı.

Ölümle erişir beşer kemale,

Ölümle kavuşur aşık cemale,

Ölümle birleşir hasret visale,

Ölümle biter kalbin ıztırabı.

Ölüm ile başlar mesadet demi,

Azaptan kurtaran odur ademi,

Her kim olursa ölümün hemdemi

İçer ebediyen kevser şarabı.

Hakikati hayat masivadadır,

Ölümle ebedi ömre varılır,

Hayat, derd ü gamla kalbi yıpratır,

Ölüm abad kılar kalbi harabı.

Ölümmle nihayet kurtulur beden,

Gam ü ıztıtaptan, derd ü mihenden,

Kavuşur hakiki hayata ölen,

Ölümle kesilir çeşmin zehrabı.

Ölümdür kapısı hakiki aşkın,

Gafletle ölümden havf etme sakın,

“Ölenler cemale kavuşur” Hakkın

Uşşakı naşada budur hitabı.

Bu yalan hayattan sen ne umarsın

Hakikati hale göz mü yumarsın

Varlıkta yoksun sen, yoklukta varsın.

Ademde bulursun cismi serabı.

Bu dünya zevkine sakın aldanma,

Onda her şey yalan, gerçektir sanma,

Şeytanın sözüne aldanıp kanma,

Sonunda çekersin vicdan azabı.

Saadaet İlahı ölümdür inan,

Gamdan başka sana ne: sundu cihan,

Şu sefil hayata kanıp da aman

Reddetme ebedi ömrü şebabı.

İblisin fitnesi sarmış beşeri,

Fark etmez olmuşlar hayr ile şeri,

Sırat köprüsü, yevmi mahşeri

Yazmaz olmuş artık asrın kitabı.

Sen ağlarken hini tevellüdünde

Neş’esaz olurdu her yüzde hande,

Kılmasın bu hayat ruhunu bende,

Ruhunun ebede olsun şitabı.