İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Şeyh Galip Dede’nin Bir Beytinden Akla Neler “Düştü”

“Gehî zîr-i serde desti geh ayağı koltuğunda
Düşe kalka haste-i gam der-i lütf-ı yâre düştü”
Şeyh Galip Dede

(=Bazen eli başının altında, bazen ayağı koltuğunun altında / düşe kalka gamlı hasta yarin lütuf kapısına düştü kaldı.”

Birinci Anlam: Âşık

Buna göre: “Kara sevdalı bu âşık gâh ellerini başının altına almış dizlerini koltuk altına dayamış kara kara düşünürken birden canlanıp yarin kapısına kadar düşe kalka gidip oracıkta yığılıp kalıyor.”

İkinci Anlam: Sarhoş

Başının altına şarap testisini yerleştirmiş, koltuk altına da kadehi almış; sendeleye sendeleye sakinin bulunduğu meyhaneden şarap zulalamaya giderken meyhane önünde yığılmış kalmış.

Ne şarap şarap, ne serhoş serhoş, ne mey var ortada ne de meyhane aslında… Saki ise o saki değil…

Üçüncü Anlam: Gâzi

Yüz yerinden yaralanmış, sargılar içerisinde ağrıyan başını iki elleri arasında almış; ayakları üzerine basamadığından ayak yerine kullandığı değnekleri koltuk altına almış düşe kalka ilerlerken uğruna savaştığı vatanının ve nihayet adını yüceltmek için girdiği bu savaşta Yâr-i Mutlak’ının lütuf kapısında toprağa düşmüştür.

Yasin Suresinin 26-27. âyetlerinde “Ona Cennete gir!” denildi. “O da, ‘Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!’ dedi.” ifadelerinin muhatabı olarak Hakiki Yar’in lütuf kapısına düşmüştür artık gazi ve şehadet şerbetini içmiştir. “Eşhedü ellâ ilâhe illallah ve eşhedü enne muhammeden abdühü ve rasûlühü.” diyerek doğduğunda ciğerini dolduracak kadar aldığı ilk nefesle başlayan ömrünü aynı şekilde ciğerleri boşaltacak kadar verdiği nefesle vermiştir…

Dördüncü Anlam: Namaz Kılan Adam

Gah tekbir getirmiş elini baş altına kaldırmış, gah secdeye gitmiş ayakları koltuklarının altında; rükû-sücûd-kıyâm, rükû-sücûd-kıyâm ederek yani düşe kalka Yarin lütuf kapısında düştü kaldı ve selam verdi…

Mustafa KAYIHAN
15.05.2017
Ankara